İyi kötü, site açıldığından beri tam bir ay geçti, temizlik vakti geldi çattı. Kendi yazdıklarım dışındaki eserleri sitenin kapsamından çıkarmaya karar verdim. Ne diyelim, hayırlısı olsun.
Küçük de bir sitem var içimde, keşke yorum yapsanız, paylaşsanız düşüncelerinizi. İyi veya kötü, bilsem sizlerin ne düşündüğünü.
Neyse olacak, o da olacak...
İkinci bir haberim var sizlere, uzun süre bu ücretsiz servis sağlayıcısını, yani blogspot.com'u, kullandık. Ancak artık kendi kendisini idare edebilen bir platforma taşınma zamanı geldi de geçiyor. İşte tam da bu sebeple yeni bir site tasarlamaya başladım. Herşey sıfırdan, herşey kendi emeğimiz ve göz nurumuzla olacak bundan sonra. Tabi yeni tasarıyı bir ay içinde bitirebilirsem.
Şimdiden hayırlı uğurlu ola...
Küçük de bir sitem var içimde, keşke yorum yapsanız, paylaşsanız düşüncelerinizi. İyi veya kötü, bilsem sizlerin ne düşündüğünü.
Neyse olacak, o da olacak...
İkinci bir haberim var sizlere, uzun süre bu ücretsiz servis sağlayıcısını, yani blogspot.com'u, kullandık. Ancak artık kendi kendisini idare edebilen bir platforma taşınma zamanı geldi de geçiyor. İşte tam da bu sebeple yeni bir site tasarlamaya başladım. Herşey sıfırdan, herşey kendi emeğimiz ve göz nurumuzla olacak bundan sonra. Tabi yeni tasarıyı bir ay içinde bitirebilirsem.
Şimdiden hayırlı uğurlu ola...
M. Harun AKGÜN
Zaman seninle alay ediyor. Varolmak, hiçliğin içine düşmekle aynı anlama geliyor. Bütün dinlerden ayrıldın. Bütün tanrılar sana küskün. Akılsız bir deliden geceleri tanrıya isyan etmenin yollarını soruyorsun. Deli sen konuşunca yüzünü gizliyor, olanca sesiyle bağırıyor: İsyan boyun eğmektir ve dünya Plath'ın, Sırça Fanus'ta söylediği gibidir. Sırça Fanus içinde bir bebek gibi tıkanıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir düşten başka birşey değildir ve kendimizi uyandıracak iğnelere de sahip değiliz. Beckett'ın kahramanı Hamm geliyor: "Tanrı kalleşin teki! Öyle biri yok" diyor. Hayatın kıyısında çeşitli renkler var, biliyorsun; her şeyi görmenin verdiği acı, yalnızca mutlu görünme formülü... Kendine karşı korkunç bir ikiyüzlülükle karşı karşıyasın. Daima bir şimdi'yi düşün diyorlar, popüler zevkler edin, yaşayanların kanı yeni bir toplum için iyi bir gübredir ve kurukafalardan oluşan piramitlerin üzerinde duran kişi, daha uzakları görebilir. Böyle diyorlar. Neyin bittiğini bilmeden, bitti diyoruz; neyin başladığını bilmeden başladı diyoruz. Her şeye hakim olan insan, kendine hakim değil. Kendi yarattığı boşlukta bir kayıp insan. İnsanlık ve dünya bu kayıpların ürünü. Herkes uyanık olmak zorunda, uyku yok. Çünkü kendinden başlayarak, herkes güvensizlik içinde. Sırtımızı dayayıp uyuduğumz insan bizi tedirgin ediyor. Ağzımız 'acaba'larla dolu, 'belki'ler tek yardımcımız. Birinden aldığımız bir şeyi, bir başkasına çok ucuza satabiliyoruz. Duygular, düşünceler mevcut piyasa içinde sürekli müşteri arıyor. Her şeyimiz satılık. Oysa ki sen gece boyunca bir rüyadan bir rüyaya geçip duruyorsun Sabah uyandığın zaman sırtın sırılsıklam. Anlamsız bir düzensizlik baktığın her şeye hakim, ruhun artık bildiklerinin kadavrası. Kafa yok, ağız var...